...

Kalbime..

6/4/2008 ·

 

Aynı yerde oturdum,bu sefer tekbaşıma.Gözlerim boşluğa dalıp dalıp gidiyordu.Masada tanımadığım bir yığın insan.Yüzümü çevirdiğimde gözgöze geliyorduk,gülümsüyordum.Sonra yine boşluğa takılan gözler..Oysa çok da süslenmiştim,güzel olmuştum bu gece için..Ama yalnızlığım öyle ağır gelmişti ki,tüm güzelliğimi götürmüş, geriye üzgün gözlerle bakan çirkinleşmiş bir insan bırakmıştı.Ne çok çift vardı etrafta.Bu geceye kadar farketmemiştim.Keşke .. diye geçirdim içimden.Hata bir an elim telefona uzandı,içimden arayıp gel demek geldi.Tuttum kendimi.Hırsımı sigaradan çıkarır gibi dumanı tüm ciğerlerime çekerek almaya çalışıyordum.

 

Kendimi cezalandırmak istiyordum..Yalnızlıkla,acılarla..Bir şekilde o acıyı damarlarımda,bedenimde, ruhumda derinlemesine hissederek cezalandırmak istiyordum.Öyle kötü olmalydım ki bir daha aynı şeyleri yaşamamalıydım.Şimdi kahrolup,dip neresiyse oraya vurup bir daha asla dönmemek istiyordum.Karar vermiştim,Kalbime bunu ödetecektim...

 

Aynı yer işte..Oysa aylar öncesinde burda sıcacık sarılıp seni seviyorum diye fısıldıyordun kulağıma..Şimdiyse soğuk bir rüzgar vuruyordu sırtımdan.. Yoksun işte..Elimi yanımdaki sandalyenin üstüne koyup destek aldım..Bütün gece öyle oturdum yalnızlığımı gizlemek ister gibi.Oysa apaçık ortada,neyi kimden gizliyordum ki..

 

Komik bir çift sarhoş olmuş,çok komik bir şekilde dansediyorlardı,onlara bile özendim..Arabesk gibi bir şarkı çalıyordu,belki poptu bilmiyorum,sözleri dokunaklıydı.Minibüslerde,taksilerde,yolda geçerken duyduğum,ya da cafelerde çalan,herkesin diline dolanan o saçma şarkılardan biriydi.Dinledim,hüzünlendim..Şimdi hatırlamıyorum ama sevdiğine sesleniyordu,sitem vardı.Sözlerini bilmediğim halde mırıldandım..Ah sevdiğim ben bilmediğim bir şarkıyla,tanımadığım insanların ortasında seni düşünüyordum..Biryanımda sen,diğer yanımda -sizlik..

 

İnsan kolkola otururken ve gülerken sevgiyle o an, daha sonra tekbaşına ve ızdıraplar içinde orda oturacağını hayal bile edemiyor.Ve ben hayal edilemeyen o durumun başrol oyuncusuydum Neden sen değildin? Sen neredeydin? Başka bir yerde ,aynı saatlerde oturmuş bir köşede benim yokluğumu hissedip arabesk bir şarkıyla bana sitem ediyormuydun..Bir film olsaydık,ekranı ikiye böler yaşadığımız acıyı sergilerlerdi..Ama filmde değiliz..Gerçek herneyse öğrenmek istemezdim şu an.Dedim ya,kalbime bunu ödetmeliyim..

Yorum (2) Yorum yaz!

Buraya Kadar...

5/4/2008 ·

 

 

 

 

Tüm ruhum uyuşmuş durumda,bedenim eşlik ediyor.Dünkü gülüşleri inkar ediyor şimdi gözyaşlarım..Çok uzaklardan sanki yaşamadığım bir filmi izliyorum.Oysa gerçekti,resimlerde gülümsüyorduk elele vermiş..Yabancı gibisin,sen de ,bakışların da..O an gerçekten varmıydık? Biz miydik? Çoğul muyduk?

Kalbim sıkışmış nefes alamıyorum sanki.Caddelerden yalancı sözlerin yankılanmaları geliyor kulağıma.Bıçak darbesi  yemiş herbir köşem bucağım.Dumanlı bu şehir işte,gözükmüyor hiçbirşey.Yalandı değil mi..Sözcüklerinde dökülen gerçek,gerçeğin ardında aylardır yaşattığın yalandı..

Ne zaman nerden sokacağı belli olmayan yılan gibisin.Bebeğim deyip koynuma aldım,yine yanıldım..

Eli yansa da inatla ateşin renkli büyüsüne kapılıp uzanan çocuklar gibiyim.Canımı yakıyorum.Bir sahneyse,tiyatroysa,oyunsa  yaşam ben hep kaybediyorum..Sen değilsin ilk yenildiğim..

Oysa herkes bilir.Güvenmeden,şımartmadan,sevmeden,sevilmeden yaşayamam ben..Sevdiğimde öyle delice severim,göklere çıkarır,herşeyimi adarım.Sonra yine aynı filmi izlerim ardından..Tekerrürleri yaşıyorum ve sanırım artık farklı sonla biten bir hikayem olmayacak..

Seni sevdim..Ya da sende tutunmaya çalıştığım herneyse onu sevdim.Umutla bağlanmayı ve en çok gülmeyi sevdim sen de..

O kadar..

Buraya kadar..

Şimdi ağlamam lazım..

 

Yorum (3) Yorum yaz!

ister gel,ister gelme..

11/1/2008 ·

 

 

 

ister gel ister gelme dedi

gitti...

 

şekerlemesi tamamen eline akmış,yapışmış ve parmakları berbat olmuş bir çocuk gibi ellerime bakakaldım..sevdiğim birşeyi yitirmiştim kendi ellerimde..ne değeri vardı ki artık...

 

ister gelme dedi..gelmeme seçeneğini önüme koyması,gelmemi engelledi..

 

oysa emindik,sevgiliydik,bodrum yollarında şarkılar söylüyorduk,

içiyorduk,sevişiyorduk,sarılıyorduk günler geceler boyu,film izliyor izlerken deliler gibi yorum yapıp kendi sesimizden filmden bişey anlamıyorduk,yemek yapıyorduk bol kalorili,salata yapıyorduk kalorisiz ve diet kola içiyorduk yanında,alışveriş yapıyor,yoruluyor ve alışveriş arabasına asılarak yürüyorduk,uyuyorduk,uyanıp alnımıza öpücük kondurup devam ediyorduk uyumaya,kahvaltılar yapıyorduk hisarda bol arkadaşlı,bol kahkahalı masalarımız oluyordu bizim,deniz kenarlarında birbirimizi iterek yürüyorduk,sonra düşmeyelim diye sarılıyorduk,korurum seni diyorduk,bırakmam seni..işçıkışlarımızı bekliyor ve tüm gün yaşadıklarımızı anlatıyorduk,doğumgünlerimizi kutluyorduk çikolatalı pastalarla.. ben çayı sen kahveyi seviyordun belki,ama yine de çok farklı değildik..farklı olmayı beceremezdik çünkü ikimiz de..

uzduk,uzunduk..sevdik,sevgiliydik...

 

istersek gelmiyoruz artık,

istesek de gelmiyoruz..

 

Yorum (1) Yorum yaz!

Hep önce ben gittim..

29/4/2007 ·

 

Uzanmaya çalıştım ellerimle ağacın dallarına ama çok uzaktı..Zıpladım,hopladım,inat ettim,direndim nafile...Küçücük ellerime baktım sonra,zayıf,güçsüz,hiçbiryere ulaşamayan..Ulaştığı şeyi tutamayan yağlı avuçlarıma baktım herşeyi  içinden kaydırıp parçalayan..

Tükettiğim insanları izledim,harcadığım sevgileri..Boş,anlamsız,kof bir biçimde dizilmişlerdi karşıma.

Hiçbirine dokunmak bile istemedim.Tiksintili bir surat ifadesiyle başımı diğer yana çevirip koşmak istedim..Duvara çarptım..

Tırmanıp duvarın üstünden atlamaya çalıştım! Güçsüzdüm oysa.. Her defasında düşüp yere yapıştım..

Midem bulanıyordu ve geçmişimden gelmiş onlarca insan üzerimde gülüyorlardı.Çirkin dişleri vardı hepsinin ve kokan ağızları.Vücutlarından kanlar dökülüyordu kıpkırmızı..'''Hesaplaş bizimle artık vaktidir'' diye bir ses çınlıyordu gökyüzünde ve sonra seslerin hepsi birbirine karışıyordu.İstemiyordum konuşmak veya sesim çıkmıyordu ,hepsi aynı kapıya çıkıyordu sonuçta.

Sonra farkettim kimseye veda etmemiştim...

Sevmiyordum ayrılmayı,ayrılık konuşması yapamayanlardandım.Sevsem ölüm gelirdi,sevmesem ayrı bir dert.Sonuçta sevmiyordum sende bir sorun yok, sorun bende demeyi.Veya tamam sevmiştim ama bitti demeyi..

Sorunluydum zaten bu her halimden belliydi.Keşke  kaybolup gitmemizi sağlayacak bir hap çıksa.Bunalıp sıkıldığımızda onu içsek,ortadan kaybolsak,bi süre sonra herşey değiştiğinde geri dönsek yine tazelenmiş olarak.Ya da başka bir hap herşeyi unutmak için.Hafızaları sildirmek için.

Zihnimin oyunu muydu yine bunlar? Duvar yok muydu?Öyleyse neden yerde kıvranmış oturuyordum?

Hoşçakalın hepiniz o zaman, ben gidiyorum...

Gitmeyi sevdim her zaman...Gitmeden nasıl olduklarını sorsam insanlara belki üzülmezlerdi bile.Ardımdan üzülen insanların olması düşüncesi hoşuma gidiyordu...

Gittiğimde değerimin anlaşıldığını ,yokluğumun nasıl içlerine oturduğunu, yüreklerini sızlattıklarını düşünmeyi seviyordum.Mutlu oluyordum...

Bu yüzden hiçbir gidişimde üzülmedim...Arkamdan üzülen insanların varlığını düşünmek beni mutlu etti.

Sırf bu yüzden olsa gerek,kim bana hoşça kal dese gitse dünyam başıma yıkılırdı.

O yüzden hep önce ben gittim...

Geri dön denmesini ve dönmemeyi sevdim..

Yorum (5) Yorum yaz!

öylesine işte...

6/4/2007 ·

 

 

Kırmızı bonibonları ayırarak yedim..sonra maviler,sonra sarılar,ve en sona en sevdiğim kahverengiler..hepsinin dışı şeker ama sanki kahverengi daha bi çikolatalı..çikolatayım ben,çikolata seven,çikolata sevdirenim ben..gülebilmerem sensiz gülüm diye gezebilerem ben..aradım, taradım  saçlarımı,kırmızıya boyadım,boyandım ben..anlamsız düşüncelerde,duyuncalarda,duymayıncalarda bir numarayım ben. Sonra da kırmızı ruj sürdüm dudaklarıma,koyu koyu yaptım,siyah kalem geçtim üzerinden,dolgunlaştrdım,olgunlaştırdım kendimi ben..gözlerime far sürdüm siyah,rimel çektim kirpiklerimi kıvırttım,uzattım dolgun kirpiklere sahip oldum ben,bakışlarıma anlam ekledim sözden,gönülden.oysa uzun süre bir insanın gözlerinin içine bakamayanlardanım ben.sonra dans ettim,ellerimi havaya kaldırıp hızlı hareket ettirdim disko topunun altında.Işıklar yanıp söndükçe ben kaybolup geldim.Herkes bir kayboldu,bir geldi,bir kayboldu,bir geldi..keşke hepsi gitse diye düşündüm birden..tek başıma koşsam dedim  şu koca salonda içimden..kimse bakmasa bana,kimse görmese beni.ışık söndüğünde kaybolduğumda,yandığında dönmesem.orası neresiyse huzur duyduğum orda kalsam ya ben..sonra kapattım gözlerimi sallanmaya başladım sağa sola,sağa sola,sağa sola..orda anladım insanları sevmiyordum ben..gözümü açtığımda ilk gözlerimin buluştuğunu  keşke öldürsem diye geçti düşüncemden.ya da ilk kalabalığı yararak kendine yer açmaya çalışan bencil insanlardan biri omzuma hızla çarptığında ,sanki onlardan başka kimse yokmuş gibi davrandıklarında elimdeki bıçağı  böğürlerine geçirsem dedim içimden. Ama bıçağım yoktu ki benim..ve dilim de yoktu bıçak gibi sivri..korkak ,söz söylemeyen, nefretine karşı insanlara katlanan,kötü söz söyleyemeyen bir pısırıktım ben..ölebilmerem,öldürebilmerem..

Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::